Haber Seslendirme

İnsan, gördüklerini ve duyduklarını mutlaka bilinç dışına kaydeder. Kaydedilmiş bilgiler ihtiyaç olduğunda ortaya çıkar. Herkesin bildiği bilinçaltı ise biraz daha farklı bir kavramdır aslında. Bilinçaltı, istenmeyen anıların, duyguların atıldığı unutulmaya yüz tutmuş bilgilerin bulunduğu bellektir. Bilinçdışı ise insan beyni uyanıkken duyulan, görülen her şeyi alır. İhtiyacı olanı kullanır. İhtiyacı olduğunda duyduklarını, gördüklerini hatırlamasına yardımcı olur. Beyin, insan aklının alamayacağı kadar mükemmel bir yapıdır. Beyin sayesinde insan, insan olma özelliğini kazanır. Düşünme yetisine sahip tek varlık insandır. Bu nedenle de insan, diğer varlıklardan daha üstün tutulmuştur. İnsanlarda öğrenmenin en üst düzeyde olduğu durum ise, görsel ve işitsel zekanın aynı anda kullanıldığı zamanlardır. Her iki zeka türü de devreye girdiğinde algı düzeyi artar ve öğrenme hızlanır. Bu nedenle de insanlara bir şey öğretileceği zaman işitsel ve görsel zeka aynı anda kullanılmaya çalışılır. Bu durum sektörlerin gelişiminde de kullanılan önemli bir ayrıntıdır.

haber-seslendirme-2

Teknolojinin gelişmesiyle artık her evde en az bir adet televizyon bulunduğunu söylemek mümkün. Dünyanın dört bir yanında teknoloji varlığını hissettirdiği gibi, Türkiye’de de bu durum aynıdır. Teknolojinin varlığından yararlanan insanlar, dünyanın dört bir yanından haberdar olma şansını yakalamıştır. Bu durumdan en iyi yararlanma yöntemi ise genelde haber programlarıdır. Haberlerde, Türkiye genelinde o gün neler olup bitmiş, dünyada ne tür gelişmeler ve değişimler yaşanmış, tüm bu önemli ayrıntılar, haber programlarında verilmektedir. Ancak bakıldığında her haber programının izlenme oranı aynı değildir. Bazı haber programları büyük izleyici kitlesine sahipken, bazı haber programlarında izleyici kitlesi oranı oldukça düşüktür. Bu durumun temel sebebi olarak haberin içeriğini gösterebiliriz. Ancak tek sebep bu değildir. Haber seslendirmesi yapan sunucuların, seslendirmeyi iyi yapamaması, haber esnasında konuşmayı yapan haber bilgilendiricilerinin kaliteli ve kulağa hoş gelecek şekilde seslendirme yapamaması, izleyici kitlesi oranında düşüşe neden olmaktadır. Haber seslendirme veya film seslendirme yapabilmek için de bu işin eğitimini almış olmak gerekir. Seslendirme sanatçıları bu mesleği ellerine almadan önce mutlaka diksiyon dersleri almış olmalıdırlar. Tek düze bir tonla, vurgulama olmadan okunan bir düz yazı nasıl ki insanlara hiçbir anlam ifade etmiyorsa, tek düze okunan bir şiir nasıl ki insanların duygularını harekete geçirmiyorsa, tek düze okunan bir haber metni de ilgi çekici olmayacak ve dinleyici sayısında düşüşe neden olacaktır. Haber seslendirme, görsellik olduğunda bir nebze daha dinlenilebilir olmaktadır. Ancak günümüzde televizyon kanallarının dışında radyoculukta da haber programlarını sıklıkla duymaktayız. Radyo kanallarında görsellik olmadığı için, yalnızca işitsel olarak algımızı kullanma şansı yakalarız. İşitsel olarak algımızı kullandığımız için beynimiz yeni bilgileri öğrenirken biraz daha zorluk çeker. Özellikle sadece işitsel alanlarda haber seslendirmesi yapacak olan seslendirme sanatçıları, seslendirme mesleğinde gerçekten iyi eğitim almış profesyonel kimseler olmalıdırlar. Bu durum radyo sunucuları için de geçerlidir. Baktığımızda televizyon kanallarında izlenen TV kanalı sayısı radyo kanallarında dinlenen radyo programı sayısına göre oldukça fazladır. Bunun nedeni, radyoculukta yalnızca işitsel zekanın kullanılıyor olması ve bu zeka türüne hitap edecek yetenekli ve eğitimli kişi sayısının oldukça az olmasıdır. Haber seslendirmesinde de durum tam olarak bu şekildedir.

haber-seslendirme

Haber seslendirme, profesyonellik gerektiren bir meslek dalıdır. Bu meslek dalında başarılı olmak isteyen kişiler, haberi okurken akıcılığa ve açıklığa mutlaka önem göstermelidir. Milyonların izlediği ve dinlediği haberlerin sunumunu kaliteli bir diksiyonla sunan ve tonlama ile vurguyu yerinde yapan seslendirme sanatçıları, daima el üstünde tutulmakta ve aranan isimler olmaktadırlar.